3 Ocak 2015 Cumartesi

SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ


  Elimde aylardır süründürdüğüm kitabı sonunda bitirebildim. "Bu kitabı okumak lazım" diye düşünüp bir türlü okuyamamıştım. Gerçi son dönemlerde kitap hakkında "çok sıkıldım, bıraktım" yorumlarını da fazlaca duydum ama bitirmememin tek sebebi kendimim. Şahsi tembelliğim yani. Peki bu kadar sözden sonra kitabımız ne anlatıyordu ve bana göre nasıldı?
  Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar'ın yazdığı güzel bir roman. Olaylar Hayri İrdal adındaki bir karakterin dilinden anlatılıyor. Gençlik çağında bir saatçinin yanında çalıştıktan sonra ustasının  ölmesiyle birçok işe girip çıkan, evlilik hayatı ve maddi durumu pek düzgün olmayan, iki çocuklu bir beyefendi Hayri İrdal. Hayatının kısa bir bölümünü akıl hastanesinde geçirmiş, boş vermişlik ve umursamazlık huylarından mustarip bu adamın hayatı "Halit Ayarcı" ile tanışınca bir anda değişir. Önceki yıllarda çalıştığı saat ustasının sözlerini bir yemek sırasında Halit Ayarcı' ya söylediğinde, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün temelleri atılır ve Hayri İrdal bu enstitünün kurucusu olarak görev yapmaya başlar. Böylece refah seviyesi yükselir ve hayatı yoluna girer. Romanın ilk yarısında Hayri İrdal'ın enstitüyü kurana kadar  ki yaşamı, diğer yarı da ise bu kuruluşun işlevi ve işleyişi anlatılıyor.
  Bana göre kitap yarıda bırakılacak kadar kötü değildi. Bazı yerlerde sıkılsam da bitirmek de çok zorlanmadım. Hatta bazı yerlerde satırların altını bile çizdim. Öyle değişik fikirler yer alıyordu ki "Vay bunu hiç düşünmemiştim" dediğim zamanlar oldu. Ama kitabın sonunda "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" nü bir kuruluş olarak çok saçma buldum ve iyi ki günümüz de böyle saçma bir şey yok dedim. Eğer klasik okumak istiyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz ama okuma listenizde daha akıcı Türk klasikleri varsa önce onları okuyun derim.

Sizinle kitap da altını çizdiğim bir kaç satırı paylaşayım

"Bir yandan yarı ölü bir saati diriltmiş oluyor, öbür yandan da bir insana yaşadığı şuurunu, zamanını hediye ediyordu."

"Saatler kadar derin bir şekilde olmasa bile bu benimseme ve uyma keyfiyeti bütün eşyalarımız da vardır. Eski şapkalarımız, ayakkabılarımız, elbiselerimiz gün geçtikçe bizden bir parça olmazlar mı? Onları sık sık değiştirmek isteyişimiz de bu yüzden değil midir? Yeni elbise giyen adam az çok benliğinin dışına çıkmışa benzer."

"O yatakta  saçlarını dağıtmış, tembel tembel kendisini kaldıracak bir vinç bekliyordu. Ben pencerenin önünde, ayakta, yataktan kalmak konusunda daha atik, kahvaltı meselelerinde biraz daha sabırsız bir kadınla tesadüfen evlenmiş olmanın insana verebileceği saadetleri düşünüyordum."




12 yorum:

  1. Çok içten ve samimi bir paylaşım olmuş. Bana da beklerim. http://mutfakhazinem.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederim. bende blogunuzu ziyaret edeceğim inşallah sevgilerle :)

    YanıtlaSil
  3. Takipteyim beğeneceğiniz bloguma sizi de beklerim. Saygılarımla. http://ciziyorumdikiyorum.blogspot.com.tr . Facebookta da https://www.facebook.com/pages/Tasar%C4%B1mda-Nilg%C3%BCn-%C3%96zen-Ayd%C4%B1n/802433419804021

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende blogunuzu takibe aldım. sevgilerle :)

      Sil
  4. Ne tatlı ve samimi bir blog takipteyim...Bana da beklerim
    Sevgiler
    www.pisimel.com

    YanıtlaSil
  5. bu güzel yorum için teşekkür ederim :) artık bende blogunuzu takip ediyorum sevgilerle :)

    YanıtlaSil
  6. Merhabalar,
    Blogunuzu çok beğendim ve sizi takibime aldım. Bende bloguma beklerim.
    Sevgiler,
    http://hayatimakyajla.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  7. merhabaa, hoşgeldiniz bloguma :) yorumunuz için teşekkürler. bende sizin blogunuzu ziyaret edeceğim, sevgilerle :)

    YanıtlaSil
  8. okudum sevdim ama unuttum ya. bu amcanın bütün kitapları iyi he. huzur var bak iyi meselası :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Huzur'u da duymuştum ama en çok bunu duyunca ilk tercihim oldu. bi de onu okumak lazım tabii :)

      Sil
  9. Bu kitap isim ve simgesel olarak çok şey ifade ediyor bana. Yine de son zamanlarda klasiklere ve şiir kitaplarına sardım. Tanpınar'ın tüm şiirleri bu kitapla ilişkili çıkıyor gibi eninde sonunda. Hep bir zaman karmaşası içinde yaşıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tanpınar'ın okuduğum ilk kitabı. ama senin söylediğine göre iyi ki ilk bu kitabını okumuşum o vakit. şiirlerini okumak istersem zorlanmam en azından :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...