28 Haziran 2016 Salı

Bir Gün..Belki..

Üst üste gelen her yıkımdan sonra yaptığım gibi, acı duyarak ama zayıf bir umutla..Bugün yine şunun hayalini kurdum. 

Çocuklarımı yanıma alıp,onlara geçmişten bahsediyorum. Kocaman yemyeşil bir düzlükte oturmuşuz. Diyorum ki "Evlatlarım zamanında bu gördüğünüz topraklarda çok kanlar döküldü. Her gün şehit verirdik. Her güne acı bir haberle başlardık. Televizyonlarımızı açmaya korkar olmuştuk. Haberleri izlemek o günlerde zulümdü.İç karartıcı ve vahşi görüntüler hiç bitmezdi. 

Sebebini bilmeden onlarca vatan evladını toprağa verdik. Tüm Kürtleri terörist tüm Türkleri barbar,vicdansız olarak nitelendirmiştik. Genelleme yapmak, suçlamak kolaydı. Birbirimizi anlamamak için direndik.Kolayı seçmiştik. 

Sokağa rahatça çıkamadık bir çok zaman. Her an patlayan ya da patlayabilecek bombalar yüzünden. Kalabalık yerlerden ölümüne kaçtık. Kalabalıklar tehlikeliydi çünkü. Her yıl turistlerin akın ettiği şu gördüğünüz yer var ya oralarda tek tük bir kaç cesaretli yabancıdan başkası yoktu. 

Birbirimize tahammülümüz de azdı o zamanlar. Trafikte kornaya çok sık basınca ya da futbol oynarken yenilince kavgalar çıkarır ve kıyasıya dövüşürdük. Yumruklarımızın konuşmasını tercih eder, her sözümüzün arkasına küfrü sıkıştırırıverirdik.

Sonra yemyeşil ağaçların altında güzel piknikler yapıp, çöplerimizle orada olduğumuzu belli ederdik. Bazen bununla yetinmeyip harika oteller yapmak için koca ormanlarımızı yakmayı göze alırdık. Ciğerlerimiz tutuşurken ekran karşısında ah vah etmeye devam ederdik. 

Bir de kurallarla başımız dertteydi. Koyulan kuralları çiğnemeyi marifet sayardık. Hatalı sollama yapılmayacak yerlerde kuralı çiğneyip bir de bununla övünürdük. Her gittiğim şehirde şunu duyardım "burada trafik kurallarına hiç uymazlar". Yani tüm şehirlerimiz bu şekildeydi.Hal böyle olunca "katliam gibi kaza" başlıklı haberlerimiz çok olurdu.

Kadınlarımız şiddet görüp ölürken yargı sistemi sadece bakardı. Caydırıcı ceza da yoktu. Hırsızlar, katiller, sapıklar, tecavüzcüler küçük cezalarla kurtulurdu.Biz de gazetelerin üçüncü sayfasına yansıyan, ölüp giden insanlarımıza üzülürdük.

İşte yavrularım yıllar öncesi böyleydi. Çok önce değil bir 15 yıl önceye kadar belki..Ama bakın şimdi her şey değişti. Kardeşçe yaşamayı öğrendik. Sabrımız da arttı artık. Birbirimize tahammül edebiliyoruz. Sokaklarda insanlarımız gülümsüyorlar. Sokağa rahatça istediğimiz şekilde çıkabiliyoruz. Haberlerimiz bilimde ne kadar ilerlediğimizi, suç oranlarının ne kadar azaldığını, kadınların ve çocukların memnuniyetlerini anlatıyorlar. Turistler sahillerimize akın ediyorlar.

Her yer de yemyeşil gördünüz mü. Denizlerimiz berrak.. Doğayı kirletmeden iz bırakmayı öğrendik. Kurallara uymanın hayatımızı değerli kıldığını da..

Şimdi sizden tek isteğim buralara kolay gelmeyen ülkemizi en güzel şekilde korumanız. Kendinizden başlayarak, hatalarımızdan ders çıkararak.."

İşte çocuklarıma anlatmak istediğim şeyler bunlar..Bunları anlatırken bana inanamayarak bakmalarını istiyorum. Öyle hayret etsinler ki o bakışlardaki şaşkınlık şükür sebebim olsun.

 Bu kara günleri yaşarken hayal etmek, tutunduğum tek dal. Bir de dua var tabi. İnşallah bu hayalim gerçek olur da daha kötü günlere değil daha iyi günlere günaydın diyebilirim...






6 yorum:

  1. Okurken bile içim ferahladı ne güzel yazmışsın. kim bilir gerçekten böyle şeyler anlatabiliriz o zaman seni hatırlarım...
    amin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah beni bu şekilde hatırlayacağın günler çabucak gelir de huzura ereriz belki.

      Sil
  2. Ne güzel yazmışsın, yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
  3. Sağlıkla,güzelliklerle dolu mutlu bayramlar diliyorum.Sevgiler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. İnşallah hepimiz çok güzel bir bayram geçiririz :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...